Kaparo Dolandırıcılığı | Paranız Kuş Olup Uçmasın, Oyuna Gelmeyin!
Kaparo dolandırıcılığı yüzünden yılların emeğini heba etmeyin. Bu tezgahlar nasıl dönüyor, Tapu Takas ile paranızı nasıl sağlama alırsınız? Hepsini anlattım.

Ev Alırken Kaparo Dolandırıcılığına Son: Güvenli Ödeme Yöntemleri
Geçen akşam telefonum acı acı çalıyor, baktım çocukluk arkadaşım Sinan. Açtım telefonu, adam nefes nefese. “Mehmet” diyor, “Nilüfer tarafında kelepir bir daire buldum, sahibi çok sıkışıkmış, yarı fiyatına bırakacak ama hemen kaparo istiyor, yoksa başkasına verecek!”
Dedim ki; “Sinan, bi dur, bi soluklan.” Bizim insanımızda şu “fırsatı kaçırma korkusu” var ya, işte dolandırıcılar ekmeğini tam olarak buradan yiyor. Adamlar emlakçı değil, bildiğiniz psikolog gibi çalışıyorlar. Sinan’ı o gece o parayı göndermekten zor bela vazgeçirdim. Sabahına o ilanı aradık, numara iptal. Eğer o an o gazla parayı EFT yapsaydı, geçmiş olsun; bir bardak soğuk su içecekti üzerine.
İşte bu yüzden, dişinizden tırnağınızdan artırıp biriktirdiğiniz o parayı kurtlara kuşlara yem etmeyin diye oturdum bu yazıyı yazıyorum. Gelin şu kaparo dolandırıcılığı denen illeti, bu tezgahın nasıl döndüğünü ve paranızı nasıl sağlama alacağınızı konuşalım.

Neden Her Seferinde Bu Numarayı Yiyoruz?
Bakın dostlar, bu işin matematiği belli. Bir malın fiyatı piyasanın çok çok altındaysa, orada bir bit yeniği vardır. Kimse babasının hayrına 5 milyonluk evi 3 milyona vermez. Ama dolandırıcı size evi satmıyor ki, size bir “hayali” satıyor.
Hikaye genelde hep aynıdır, hiç değişmez:
“Ben memurum/askerim/doktorum, tayinim çıktı acil satıyorum.” (Güven verelim ki sorgulamasın.)
“Şu an şehir dışındayım, evi gösteremem ama anahtar komşuda.” (O komşu da asla evde olmaz.)
“Senden önce 5 kişi aradı, kaparoyu ilk atana opsiyonlayacağım.” (Acele ettirme taktiği.)
Bu lafları duyduğunuz an, o telefonu usulca kapatın. O para bir kere hesabınızdan çıktı mı, geri alması deveye hendek atlatmaktan zordur. Savcılık, mahkeme derken yıllarınız gider, sinir hastası olduğunuzla kalırsınız.
Kırmızı Çizgileriniz Olacak Arkadaş!
Benim bu piyasada öğrendiğim, tecrübeyle sabit bazı kurallar var. Bunları esnetirseniz üzülürsünüz.
Öncelikle; malı görmeden para yok. Bu kadar basit. İlandaki fotoğraflar jilet gibi olabilir, manzarası şahane olabilir. İnanmayın. Çoğu zaman o fotoğraflar başka sitelerden çalıntı oluyor. Gidip o evin içine girmeden, rutubetini koklamadan, penceresinden bakmadan cüzdanınızı açmayın.
İkincisi; diyelim evi beğendiniz, kaparo vereceksiniz. Parayı göndereceğiniz hesap sahibi kim? Ahmet. Tapudaki isim ne? Mehmet. “Ya o benim eniştem olur”, “Şirket hesabımız o” falan derlerse yemeyin. Tapu kimin adınaysa, para onun hesabına yatar. Nokta.
Bir de şu telefonla iş bitirme sevdasından vazgeçin. Yüz yüze gelmediğiniz, gözünün içine bakmadığınız adamla ticaret yapmayın. Daha önce Bursa’da Yatırımlık Daire Seçimi yazımda da bahsetmiştim; emlak işi güven işidir, ses tonuna değil, somut belgeye güvenilir.

En Temiz Yöntem: Tapu Takas
Şimdi gelelim asıl meseleye. “Mehmet iyi hoş da, biz bu parayı nasıl güvenle vereceğiz?” dediğinizi duyar gibiyim. Eskiden çantaya parayı doldurur, tapu dairesine giderdik. O günler bitti, çok da iyi oldu. Artık devletin desteklediği, taş gibi bir sistem var: Tapu Takas.
Sistemin mantığı çok basit aslında. Ne siz parayı satıcıya veriyorsunuz, ne de satıcı parayı alıp kaçabiliyor. Para, bir nevi arafta, güvenli bir havuzda bekliyor.
Süreç şöyle işliyor: Satıcı gidiyor WebTapu’dan başvuruyu yapıyor. Sistem size bir kod veriyor. Siz parayı Takasbank’a (ya da bu hizmeti veren bankaların havuz hesabına) yatırıyorsunuz. Para orada bloke oluyor. Tapu dairesine gidip imzayı atıyorsunuz ya, memur “işlem tamam” dediği saniye, sistem parayı satıcının hesabına otomatik geçiriyor.
Diyelim ki tapuda bir sorun çıktı, imza atılmadı. Ne oluyor? Para tıpış tıpış sizin hesabınıza geri dönüyor. Yani risk sıfır. Üç kuruş işlem ücreti var diye bu hizmetten kaçmayın, milyonluk ev alıyorsunuz, o kadarcık masraf devede kulak kalır. Detayları merak edenler, devletin kendi sitesi olan Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü üzerinden işleyişi okuyabilirler.
Eskilerin Yöntemi: Bloke Çek
“Ben teknolojiden anlamam, internet bankacılığı falan beni bozar” diyorsanız, o zaman babadan kalma yöntemi kullanacaksınız: Bloke Çek.
Gidiyorsunuz bankanıza, “Ben ev alacağım, bana şu kadarlık bloke çek hazırlayın” diyorsunuz. Banka parayı hesabınızdan çekip bloke ediyor ve size bir çek kağıdı veriyor. O kağıt artık para demek. Tapu dairesinde imzalar atıldıktan sonra çeki satıcıya veriyorsunuz. O da gidip bankadan parasını tahsil ediyor.
Satıcı parayı alıp tapuyu vermezse? Veremez, çünkü çek sizde. Siz tapuyu alıp çeki vermezseniz? Yapamazsınız, çünkü imza atılmış. Yani bu da gayet sağlam bir yöntemdir.

Söz Uçar Yazı Kalır: Sözleşme Şart
Bazen emlak ofisleriyle çalışırsınız, işler biraz daha resmi yürür. Kurumsal firmaları tenzih ederim ama piyasada “ayakçı” tabir ettiğimiz tipler de çok. Eğer bir kaparo verecekseniz, bunu sakın ola ki “al kardeşim, hayrını gör” diyerek elden vermeyin.
Mutlaka yazılı bir kağıdınız olsun. Biz buna “Alım-Satım Protokolü” diyoruz ama adına takılmayın. Bir A4 kağıda bile olsa şunları yazın ve imzalayın:
Hangi ev için kaparo veriliyor? (Ada, parsel, kapı numarası)
Evin fiyatı ne kadar konuşuldu?
Verilen kaparo ne kadar?
Cayma bedeli var mı? (Satıcı vazgeçerse iki katını öder gibi maddeler önemlidir.)
Bu kağıt, yarın öbür gün bir aksilik olursa mahkemede elinizdeki en büyük kozdur. Hukukta lafa değil, belgeye bakarlar. Hatta bu konunun yasal boyutlarını merak ederseniz Emlak Dolandırıcılığına Karşı Hukuki Haklar yazıma da bir göz atın derim.
Lafın kısası dostlar; para kolay kazanılmıyor. Yıllarca çalışıp didiniyorsunuz, bir anlık dalgınlıkla veya üç kuruş kar edeceğim hırsıyla birikiminizden olmayın. Şüphelendiğiniz an durun. İçinize sinmeyen bir şey varsa o masadan kalkın. Ev her zaman bulunur, ama giden para geri gelmez.
Akıllı olun, paranıza sahip çıkın.


